Işın Turan

Işın Turan - Ben Seni Çok Sevdim

Ben Seni Çok Sevdim 🎙

Şimdi tüm dijital platformlarda!

Biyografi

Biyografim söylediğim şarkılarda gizli.
Bırakalım söylediğim her şarkı sizde kendi hikayesini bulsun...
Sesimle ruhunuza, kalbinize dokunabilirsem ve bu yolculukta sadece kendime sadik kalarak var olabilirsem ne mutlu bana...

My biography is hidden in the songs that I sing.
Let the songs that I sing find their own story in your soul...
If I can reach your heart and soul through my voice
and if I can exist in this journey being only loyal to myself;
that I would call living happily ever after in my playground...

Next

Yayınlanan Şarkılar

Ben Seni Çok Sevdim 🔈 Dinle

Ave Maria 🔈 Dinle/a>

Ave Maria Remix 🔈 Dinle

Beni Benimle Bırak 🔈 Dinle

Nefes Bile Almadan 🔈 Dinle

Next

Röportaj

BİR SOHBET BİN HAYAL ...
Röportaj: Meltem Acar Yücesoy

Playground meselesi nasıl çıktı?
Playgroundların ana üssündeyiz şu anda. Nasıl çıktı? Aslında bir anda çıktı. Bende her şey böyle bir anda iner. Benim bebeklerim vardı, ‘sony angel’larım. Ama bebeklerden öncesini de öyle düşünüyorum. Yani hayat bir sahne gibi geliyor bana ve o da benim playgroundım, oyun alanım. Dışarısı da, gittiğim bir seyahatte gördüğüm yeni bir yer de, evim de. Yani her yer oyun alanım.

Bir yerin senin playgroundun olması için orada neler olması lazım?
Öncelikle benim ben gibi olmam lazım! Öncelikle benim olmam lazım! Biraz ben merkezci oldu ama kendimi kendim gibi hissettiğim bir alan istiyorum. Ardından özgürlük hissi olması gerekiyor. Orada her şey serbest, hiçbir kural yok! Her şey çok doğal. Müzik her an değişebilir.
Arya, nostaljik bir Türkçe parça ya da çok çılgın bir rock şarkı dinliyor olabiliriz. Ruh halimize göre, playgroundda her şey, her an değişebilir. Hiçbir şey durağan değil. Başka… Gün batımı ağırlıklı olması gerekiyor. Güneş mutlaka olmalı. Bulutlar olmalı. Tütsüler olabilir. Mumlar kesinlikle var. Çiçekler... Böyle toz pembe bir dünya gibi oldu ama ben gerçekten öyle bir dünyada yaşamayı tercih ediyorum. Başka türlüsünü hayal edemiyorum. Reddediyorum.

Peki, küçükken de mi böyleydi? Biraz çocukluk yıllarına bakacak olursak, o zaman nasıldı? Gerçek playground... Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
O zamanlar Barbie bebekler vardı. Barbielerle oynardım. O yüzden benim playgroundım Barbie bebeklerdi. Onları konuştururdum. Yazları Çeşme’de geçerdi, kışları okula gittiğin, sorumlulukların olduğu, yazın da hiçbir sorumluluğun olmadan plajda, kumlarda geçen bir hayat. Çocukluğumda çok sessizmişim. Ağzımı bıçak açmazmış. Hatta annem o yüzden çok uğraşmış eğitimim için. İyi bir okula gitsin de açılsın bu kız, dermiş. Amerikan Lisesi’ne girdikten sonra, ben bir açıldım. Okuldaki sosyal ortamın da etkisi vardı. Annem artık, “Ayar kaçtı o arada, fazla oldu " dedi.

Peki, nasıl müzik çalıyor evde ya da yazın o bahçelerde?
Çok, çok eskiye, beş – altı yaşlarıma dönersek eğer, o zaman Ankara’da yaşıyorduk, Emel Sayın, Nükhet Duru, Zekai Tunca geliyor aklıma. Annemin dinlediği şarkılar. Büyüyüp kendi müziklerimi dinlemeye başlayınca yine Nükhet Duru var. Biraz daha büyüdükçe Sezen Aksu, Candan Erçetin ... Babam klasik muüzik sever. Araba yolculuklarımızda babamın çaldığı klasik eserler geliyor aklıma. Abim odasında elektrogitar gitar çalıyor. Besteleri var. O da vakti zamanında stüdyoya girip kayıtlar yapmış. Pink Floyd, Jetro Tull dinlerdi. Kendi grupları vardı, bunlar geliyor aklıma. Ben de abimden görüp esinlenerek on dört yaşımda gitar dersi almaya başladım. İlk çalmaya başladığım parçalar arasında Nükhet Duru var, ‘Beni Benimle Bırak’. On beş yaşımda çalıp söylediğim ‘Deniz ve Mehtap’. O yaşta bile çok eski şarkılar söylemeyi tercih etmişim. Geçmişte yaşayan, nostaljik parçaları ruhum istiyor.
İlk öğrenme parçası tabii öyle olmuyor. ‘Yine Bir Gülnihal’di ilk çaldığım parça. Çünkü daha basit akortları. Klasik gitar eğitimi alıyordum. Sıkıldım, ben şarkı söylemek istiyorum dedim gitar hocama. Bana akor öğretin ki ben şarkı söyleyeyim dedim. Adnan Atalay’dı gitar öğretmenim. Tamam, dedi. Adamcağız bana akortlarla sevdiğim şarkıları öğretmeye, başladı.
Biz o dönem, ‘Deniz ve Mehtap’, ‘Beni Benimle Bırak’ söylemeye başladık. O dönemde söylediğim şarkıları yıllardır her sene söylerim ve o notalar elimde. Yani on beş yaşımdan beri duran nota defterimle hareket ediyorum.

Peki, duyguda nasıl bir değişiklik oldu? On beş yaşında ‘beni benimle bırak’ı söylerken nasıl bir Işın vardı, şimdi nasıl bir Işın var?
15 yaşında daha hiçbir şey yaşamamış, hiçbir şeyi doğru düzgün tatmamış, yolun başında bir kız çocuğu var. Şimdi 42 yaşımda ‘Beni Benimle Bırak’ı söylerken arkada neler düşünüyorum. İz bırakan aşkları düşünmüyorum. Hiçbiri iz bırakmadı çünkü. Ne düşünüyorum? Hayal ediyorum. Başka biri bu şarkıyı birine söylerse, ne duygu yaşamış da bu şarkıyı söylemiş olabilir? Şarkıları söylerken, kendi yaşadığım duygularla alakalı, şu anda içinde bulunduğum ruh halimle kendimi çok eşleştiremiyorum. Ama duyguya çok giriyorum, o duyguyu yaşarmışcasına, yaşamak istediğimi hayal ederek söylüyorum. Yaşayamadığım duygular için söylüyorum bazen. Bu yüzden de zaten sahnede başka bir elektrik, başka bir hikaye var.

Bugünkü Işın olmanda bu şarkıların nasıl bir etkisi var?
Aslında çok geçmiş için değil de güncel konuşabilirsem kendimi daha iyi hissedeceğim. Çünkü ben geçmişte değil, bugünde yaşıyorum. Dünde bile değil. Gerçekten şu anda yaşıyorum ve son dönemlerde özellikle aryalar var. Aslında bugünkü Işın olmamda, yani gerçek Işın olmamda, şan öğretmenim sevgili Kaan Buldular’ın sayesinde tanıştığım arya dünyasının etkisi var. Yaklaşık iki yıldır eğitim alıyorum. Aryalarla tanıştım ve başka bir boyuta geçtim. Çünkü orada gerçekten bu dünyadan kopuyorsunuz.

Tüm röportaj için


Video



İletişim

myplayground@isinturan.com